Ana Sayfa  Sohbet  Oyunlar  Chat  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

 Ana Sayfa
 Ask
 Bayanlara Özel
 Bilmeceler
 Cinsellik
 Diziler
 Filmler
 Fıkralar
 Gerekli Siteler
 Güzel Sözler
 Hikayeler
 Magazin
 Msn Messenger
 Ortaya Karışık
 Programlar
 Radyo ve Televizyon
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Videolar
 Yemek Tarifleri
 İlginç Bilgiler
 Üniversiteler
 Özel gün ve haftalar
 Şaka Gibi
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  İletişim

 Estetik Güzellik Moda Saç bakım

Okunma

282

İyi Eğlenceler!


Sağlık / Estetik- Güzellik: Hangi yaşta hangi spor?
 
Spor yapmak son derece sağlıklı. Ancak maksimum yararı sağlayabilmek için uygun yaşta doğru sporu yapmak gerekiyor. Aksi halde spor yapalım derken sakatlanmak işten bile değil.

Sağlıklı bir yaşam için spor yapmanın gerekliliğini herkes biliyor. Son yıllarda jogging yapanların, yüzenlerin, tenis oynayanların sayısı hızla artıyor. Ancak spor seçimini doğru yapmak çok önemli. Peki spor seçimi yaparken üzerinde durulması gereken faktörler nelerdir? Bu sorunun yanıtını ve sporun faydalarını Acıbadem Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Güven verdi.

Çocuklar için spor

Spor yalnızca yetişkinler için değil; çocuklar için de yararlı. Ancak, gerçek faydayı sağlamanın yolu uygun yaşta doğru spor dalını tercih etmekten geçiyor. Örneğin kemik gelişimi yeterince sağlanmadan çocuğunuza binicilik, karate, boks gibi sporları yaptırmanız ona faydadan çok zarar getiriyor. Ancak, daha küçük yaşlarda onu en uygun spor dalına yönlendirmeniz, gelişimi açısından inanılmaz yararlı.

Peki çocuklar için hangi spor dalları daha uygun? Prof. Dr. Güven bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Küçük çocuklara temel sporlar yaptırılmalıdır. Örneğin, Halter, boks ve diğer dövüş sporlarına başlama yaşı geç olmalıdır. 12-13 yaşından sonra başlamalıdır. Ancak bu zamana kadar çocuk atletizm dalları, jimnastik gibi temel sporlar yapmalıdır.Yüzme ve basketbol en erken başlanabilecek sporlardır."

Gençler için spor

Spor yaparken de genç olmak avantajlı. Gençlere bütün sporlar serbest. Ancak spor seçerken bazı noktalara dikkat etmeleri koşuluyla! Peki nedir bu noktalar? Yanıtı Prof. Dr. Güven veriyor:

Kendini tanıma gencin kendi kişilik yapısını ve sosyal yapısını düşünmesinde yarar var. Paylaşmayı seven sosyal olmayı ve kalabalık gruplar içinde olmayı seven gençler takım sporlarını, buna karşın daha içine kapanık veya yalnızlığı seven yapıdaki gençler ise bireysel sporları seçmeli. Dikkat edilecek diğer önemli bir husus ise ailenin ekonomik durumu. Maalesef ülkemizde gençlere sağlanan spor bursları olanağı çok kısıtlı. Bu nedenle sosyo ekonomik olarak düşük düzeyli ailelerden gelen gençler, pahalı spor malzemelerinin ve spor yapılacak pahalı mekanların gerektiği spor türlerini seçememektedirler. (Örneğin, kayak, tenis, golf.... vb.)

Beklentiler

Düşük sosyo - ekonomik düzeyli ailelerin çocukları ve ilerde çok para kazanmayı düşünen gençler popüler ve ilerde profesyonel olarak yüksek ücretler kazanabilecekleri, futbol, basketbol gibi sporları tercih ediyor. Spordan ekonomik beklenti yoksa daha çok hoşlanılan veya bulunulan yerde en kolay ulaşılabilen spor dallarını tercih etmekte fayda var. Ekonomik sorun yoksa, golf, tenis, kayak gibi sporları tercih etmek son derece yararlı. Bu sporların diğer faydası da, ileride iş ve sosyal yaşamda diyalog sağlamada çok kullanılan sporlar olması ve sosyal haz sağlamaları.



40’ından sonra spor

40 yaş üzerinde genellikle sosyal ortamlarda yapılabilecek olan sporları seçmek gerekiyor. Golf ve tenis en iyi örnekler. Bunun dışında jogging, yüzme, trekking, bisiklet, yürüyüş gibi sporları da tercih etmekte yarar var. 40 yaşın üzerinde spor yapacak kişilerin önce " fit" yani spora uygun bir fizik yapıya sahip olmaları şart. Bu amaçla " fitness" salonlarına gitmek son derece faydalı. Bu şekilde önce fazla kilolar atılıp, kaslar ve eklemler uygun güce geldikten sonra diğer sporlara geçmek daha doğru.

Prof. Dr. Güven bu yaş grubundakilere şu uyarılarda bulunuyor: "Bu yaş grubunda spor yapılırsa haftada en az 3 gün spor yapılmalı ve her aktiviteden önce mutlaka ısınma ve germeler ihmal edilmemelidir, aksi takdirde spor yaralanmaları kaçınılmaz olur. Hafta sonu sporculuğu tehlikelidir.Bütün hafta durup, hafta sonunda bir gün aşırı yüklenme yapılırsa adaleler ve refleksler hazır olmadığı için kolay sakatlanma olur.

Ayrıca kalp yeterli hazırlanamadığı için, ani kalp sorunları yaşanabilir. Örneğin, aylarca hiç spor yapamayıp, kayak mevsimi geldi diyerek, hemen kaymaya başlanırsa ciddi kırık, çıkık, bağ ve adale kopmaları oluşabilir."

Ancak spora başlamadan önce donanımlı bir sağlık kuruluşuna başvurarak spora engel bir durumunun olmadığından emin olmak gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.

Uygun sporu seçerken

İsteyen herkes istediği spor dalını seçmekte serbest değil. Bu açıdan dikkat edilmesi gereken faktörler var. Prof. Dr. Güven bu etkenleri şu ana başlıklar altında topluyor.

Yaş: Her yaşa göre değişik sporlar yapmak gerekiyor.

Vücut yapısı: Kişinin spora uygun fizik yapıda olup olmaması veya hangi spor türlerine uygun olduğunun bilinmesi önemli. Daha önceki spor geçmişi ve genel sağlık durumu seçeceği spor dalını belirliyor.

Kendine güven

Vücudu ve organları kullanma yetenekleri

Bireysel spor veya takım sporları seçiminde sosyal yetenekler önemli.

Sportmenlik ve ahlak

Fiziksel aktivitelerden hoşlanma eğlenme

Maliyet

Çocuklarda ailenin desteği

Emniyet: Yapılacak spor için uygun şartların olup olmaması da önem taşıyor.

Püf noktalar

Sigara içmeyin:Sigara içme spor yapmak için önemli bir handikap. Solunum ve kalp sistemi üzerine olan olumsuz etkileri yanında, kas ve tendon (kas kirişleri) dayanıklılığını azalttığı ve kas-tendon kopmalarına zemin hazırladığı biliniyor.

Spor yaparken doğru ayakkabı ve giysileri tercih edin: Uygun ayakkabı seçimi birçok problemi önlüyor. Ayakkabının taban yumuşaklığı, ayağa oturması önemli. Sıkan ayakkabılarda kemik büyümeleri, sinir sıkışmaları sıklıkla görülüyor.

Yapılan spora göre: koruyucu dizlikler, dirseklikler, bileklikler, kask gibi yardımcı teçhizat gerekiyor.

Açık alan sporları: Şapka ve güneş gözlüğü kullanın.

Kaynak: yenibir.com

 

Sağlık / Estetik- Güzellik: Bebek gibi bir yüz için
 
 
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz.

Bebek gibi bir yüz için
Yüz için nemlendirici maske

Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor

Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnıbahar

Malzemeler: Karnıbahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnıbahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.

Kırışıklara karşı maske

Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için

Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Evde saç boyama sanatı
 
 
Kuaföre gitmekten bıktıysanız ya da yaratıcılığınızı kullanmak istiyorsanız, saçınızı kendiniz boyamaya ne dersiniz? Buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, belki aşağıdaki yazı fikrinizi değiştirebilir.
Her kadın aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek ister. Bunun da en kolay yolu saç rengini değiştirmektir. Ancak çalışan kadınlar için kuaförde zaman harcamak, bir başka zamandan çalmak anlamına geldiği için çoğu kez böylesi değişiklikler arka plana atılır. Bu nedenle artık her gün daha fazla kadın gerek zamandan ve paradan tasarruf etmek, gerekse sadece denemek amacıyla saçını evde boyamayı tercih ediyor. Siz de markette dolaşırken saç boyası reyonunda takılıp bir türlü karar veremeyenlerdenseniz, işte size mükemmel sonuçlar elde etmenin püf noktaları!

Seçiminizi iyi yapın

Daha önce hiç kalıcı boya denemediyseniz önce geçici bir boya seçmeniz iyi olacaktır. Böylece beğenmediğiniz bir sonuç aldığınızda geri dönmeniz kolaylaşır. Teninize uyacak ve doğal saç renginizden iki ya da üç ton koyu olacak bir renk seçin. Beyazlık ya da grilikleri de dikkate alırsanız, birkaç ton koyuluk iyi bir kapatma görevi görecektir. Aksi takdirde bu bölgelerde ilginç turunculuklarınız olabilir.

Kendinizi hazır hissettiğiniz anda adım adım uygulamaya geçebilirsiniz:

1- Saçlarınızın durumunu değerlendirin

Saçınızı boyamadan önce, ne halde olduklarını kontrol edin. Saçınız ne kadar sağlıklı olursa, alacağınız sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle boyama işlemini gerçekleştirmeden önceki hafta, saçınıza birkaç kez bakım yapın. İçinde, saçları güçlendiren B vitamini, pantenol, E vitamini, avokado veya Hindistan cevizi yağı gibi nemlendirici maddeler bulunduran ürünleri deneyin. Eğer saçlarınız çok kuru ve yıpranmışsa ve kırıklar varsa, o zaman saçı boyamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Saçlarınızı biraz kestirip, bir süre bakım uygulamak ve boyayı sonraya bırakmak daha iyi olacaktır. Saçlarınızı boyadıktan sonra da ayda iki kez bakım yapmaya devam edin.

2- Doğru rengi seçin

Başarının anahtarı doğru rengi seçmektir. Parlak gün ışığında doğal saç renginize iyice bakın. Daha sonra gözlerinize ve cilt renginize uyan, bunları tamamlayan bir renk seçin. Örneğin; eğer cildiniz sarımsı veya buğday tonlarındaysa o zaman kırmızı, kestane rengi, bakır veya kızıl - kahve tonlarını tercih edebilirsiniz. Cildiniz beyaz veya kırmızıysa, o zaman küllü renkleri ve bej tonlarını deneyin.

3- Bir yöntem belirleyin

Profesyoneller, yarı kalıcı veya yıkanınca çıkan boyalarla başlamayı öneriyor. Bunlar daha hafif ürünlerdir ve genelde 28 yıkamaya kadar dayanırlar. Kalıcı boya istiyorsanız, damlamayan formülleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kurumuş olan uçlar için, boya öncesi bakım paketi olanları tercih edebilirsiniz. Boyamaya başlamadan önce, kutu üzerindeki talimatları mutlaka okuyun. Böylece uygulamanız daha kolay olur ve alerji olasılığını da düşürebilirsiniz.

4- Rengi korumak için

Saçınızı boyayıp şekil verdikten sonra, elde ettiğiniz rengi korumak isteyeceksiniz. Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için güneş ve klordan uzak durun, saç kurutma makinesi, fön ve maşa gibi sıcaklığı çok yayan aletleri fazla kullanmaktan kaçının. Bunlar hem rengin atmasına hem de saçın yıpranmasına neden olurlar. Saçınızı parlak ve nemli tutmak için, özellikle boyalı saçlar için üretilmiş şampuan, saç kremi ve bakım ürünlerini uygulayın.

Bunlara dikkat:

Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun.

Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun.

Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın.

Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.

Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.

Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.

Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.

Rengin tutması için saati ayarlayın.

Bunlardan kaçının:

Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın. Aksi takdirde saçınız turuncu olur.

Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir.

Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz.

Saç boyalarının özellikleri

Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.

Doğal boyaların özelliği; sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.

Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.

Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta 'havuç turuncusu' gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.

Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun sürer. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur

Sağlık / Estetik- Güzellik: Bu saçlar çok eğlenceli!
 
 
Kuaföre gitmekten bıktıysanız ya da yaratıcılığınızı kullanmak istiyorsanız, saçınızı kendiniz boyamaya ne dersiniz? Buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, belki aşağıdaki yazı fikrinizi değiştirebilir.
Üstelik bu küçük tüyoları uygulamak için saçınızı kestirmeniz de gerekmiyor! İşte size saçınızda uygulayabileceğiniz birkaç eğlenceli tarz:

Köpüklü saç

Elinize bir avuç dolusu köpük sıkarak bunu nemli saçınıza sürün. Başınızı öne eğin ve bu şekilde köpüğü saçınıza yedirin. Saçlarınızı geri attığınızda hacimli ve dolgun görünüilü bir saça kavuşacaksınız.

Örgülü çıtır

Saçınızı ensenizde at kuyruğu yapın ve daha sonra da örün. Ucuna da renkli bir lastik takarak saçı tutturun. Bu şekilde tam bir yaz çıtırı olarak sokaklarda dolaşabilirsiniz.

Ayrığı değiştirin

Saçınız için çok basit ama etkili bir değişiklik mi istiyorsunuz? Hemen ayrığınızın yerini değiştirin. Saçınızı sürekli ortadan ayırıyorsanız bu sefer yandan ayırmayı deneyin. Bu değişim hemen farkedilecektir.

Seksi yaz güzeli

At kuyruğu yaptığınız saçınızı kuyruğundan yukarı doğru kıvırarak bunu büyük bir klipsli tokayla ensenizde tutturun. Bunuu yaparken yüzünüde de birkaç parça saç düşürmeyi de unutmayın.

Ahenkli gölgeler

Saçınızın rengi koyuysa çok açık renk gölge attırmamaya özen gösterin. Doğal renginizle uygun gölgeler sert ifadenizi yumuşatacaktır.

Saçınız parlayacak

Kuruladığınız saçınıza saçınızı canlı ve parlak gösterecek bir sprey sıkın. Bu sprey sayesinde saçınızdaki kırıkları ve cansız görüntüyü saklamış olacaksınız.

Aksesuarlarla renklendirin

Özellikle bahar ve yaz aylarında saçınıza takacağınız rengarenk tokalar ve saç yüzükleriyle hem kıyafetinizi hem de ruhunuzu canlandırmış olacaksınız.

Islak saçın büyüsü

Önce nemli olan saçınıza yumuşak bir sprey sıkın. Daha sonra parmaklarınızla saçlarınızı karıştırın. Islak görünümlü bu saçlarla çok hoş görüneceksiniz.

Bandana zamanı

Saçlarınızı geriye doğru tarayın ve kıyafetinize uygun renkte seçtiğiniz bandananızı saçınızın başlangıç çizgisinden biraz geriye gelecek şekilde takın.

Kıvırcık güzellik

Saçınızı bölümlere ayırın ve sıcak bigudilerle sarın. Soğuyana kadar bekleyin ve bigudileri dikkatlice çıkartın. Dalgaların etkisi geçene kadar kıvırcık saçın keyfini çıkartın…

Çeviri: Elif Akbaş

Sağlık / Estetik- Güzellik: Tipiniz Sizi Ele Veriyor!
 

Uzmanlara göre, kısa boylu ve hafif toplu insanlar etraflarına neşe saçarken, uzun boylular acele etmekten nefret ediyor.
Duruşunuz, oturuşunuz kadar tipiniz de karakteriniz hakkında genel bilgiler veriyor. Kişisel gelişim uzmanlarına göre, vücut yapısı tıpkı burçlar gibi kişiler hakkında genel bir sonuca varılmasına yardımcı oluyor. İşte, vücut yapısına göre kişilik özellikleri:

Kısa boylular

Ufak tefek, tombalak yapılı insanlar gayet sakin ve şendirler. Herhangi bir toplulukta etrafa hayat saçarlar. Ama pek fazla ilgi gördükleri zaman şımarmaları mümkündür. Çabuk öfkelenir ve aksileşirler. Kızdıkları zaman bağırır çağırır veya kalp kırıcı sözler söylerler. Ama bu, kendilerini unuttukları içindir. Zira aslında iyi kalpli ve iyi huyludurlar. Kalp kırmak istemedikleri için yaptıklarına pişman olurlar ve hiç kin tutmazlar.



Uzun boylular

Uzun boylu, gevşek yapılı, sallapati tavırlı insanlar ufak tefek, tıknaz tiplerin aksine, ağır hareket ederler ve herhangi bir şey üzerinde ağır ağır, uzun uzun düşündükten sonra karar verirler. Asla aceleye gelmezler. İyi huyludurlar. Asabi olmakla beraber kontrollerini kaybedip kendilerini unutmaları seyrek görülür. Cesur ve metindirler. Hayatın darbesine gülümseyerek tahammül ederler. Bu tipler iyi niyetlerini çatık ve kaba bir maske altında saklamasını da bilirler.

Kısa gövdeliler

Bellerinden yukarısı kısa, bacakları iyice uzun olan tipler görünüş ve hareket tarzı itibariyle beceriksiz bir tayı andırılar. Havaidirler. Yaşamaktan memnundurlar ve günlerini hoplaya zıplaya geçirmekten hoşlanırlar. Hayatları muntazam değildir. Çoğu zaman hareketlerinin belli bir hedef veya amacı yoktur. Sırf hareket etmiş olmak için hareket ederler. Amaçsız da olsa daldan dala konmak, gezip tozmak onları tatmin eder ve hayatlarını doldurmaya yeter.

Uzun gövdeliler

Mizah duyguları hayli kuvvetlidir. Azim ve iradeleri sonsuzdur. Yenilseler bile boyun eğmezler. İnsanlarla iyi geçinirler ama alıştıkları çevreleri ve eski arkadaşlarını daima yenilere tercih ederler.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Bronz Makyaj
 

Tek bir adımda güneşin altın rengini yüzünüze ve vücudunuza taşıyan fondöten ve pudralar, kolayca kalıcı bir bronzluk sağlayan hızlı bronzlaştırıcılar ve son dokunuş için pırıltılı kremler.
En yeni kozmetik ürünleri, bronzluk hayalinizi güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmadan da gerçekleştirmeniz için adeta ambalajda sunuyor.

Bronz bir tenin güzelliği tartışılamaz... Hele güneşlenmeden sonraki birkaç gün, nasıl da cildimiz parlak, yüzümüz canlı, sağlıklı bir görünüm alıyor. Güneşlenmek ve sağlıklı görünüm... Aslında birbiriyle o kadar çelişkili, tezat iki kelimeden bahsediyoruz ki... Güneşlenme ve bronzlaşma bizi görünürde güzelleştirse de gerçekte bir o kadar da sonradan giderilmesi çok zor zarar veriyor. Güneşin bu zararlı ışınlarından korunmada koruyucu güneş kremlerinin büyük rolü var. Ama pek çok uzman sağlıklı bronzlaşma diye bir şeyin asla söz konusu olamayacağından, zaten bronzlaşmanın, tenin koyulaşmasının bile başlı başına cildin zarar görmesi anlamına geldiğinden söz ediyor. Bu uzmanların anlattıklarına göre, bronzlaşma cildin savunma mekanizmasının harekete geçmesinden başka bir şey değil. Melanin hücreleri, birer perde gibi görev yaparak zararlı ışınları engelliyor, alttaki hassas tabakaları koruyorlar. Bu arada zarar gören hücreler de cildin üst yüzeyine çıkıyorlar. Böylece cildin en üstünde sert, kalın bir deri tabakası oluşuyor. Kurumaya çok müsait bu deriyle cildimiz de olduğundan yaşlı görünebiliyor. Yani bronzlaşmak, hele bunu bir alışkanlık haline getirmek kısa süreli bir güzelliğin arkasından problemli bir cildin ve erken yaşlanmanın söz konusu olması anlamına geliyor. Peki tüm bunlar, bronzlaşmaktan vazgeçip yaz-kış beyaz bir tenle dolaşmamızı mı gerektiriyor? Tabii ki hayır. Neyse ki, yepyeni kozmetik ürünler, sadece birkaç dokunuşla en doğal şekilde bronz bir görünüme kavuşmamızı sağlıyor. Bunların arasında hızlı bronzlaştırıcı kremleri, vücut ve yüz fondötenlerini, pudraları saymak mümkün. Bu yılın sürprizi renkli sprey ve mendiller de tenimizi anında bronzlaştırarak bu işe yepyeni bir boyut getiriyor. Bu ürünlerin en önemli özelliklerinden biri de, tıpkı yüze uygulanır gibi vücudunuza makyaj yapmaya olanak tanıması hatta cilde bronzluk kazandırmanın yanı sıra, bacaklardaki ve sırttaki cilt kusurlarını da kapatmak için kullanılması. Bazı kurallara dikkat ettikten sonra bronzlaştırıcı ürünleri kullanmak ve tıpkı güneşte yanmış gibi doğal bir bronzluk elde etmek zor değil.



Bronz makyajın tarihçesi

Bronz makyajın da bir tarihinin olacağı aklınıza gelir miydi? Belki gelmezdi ama böyle bir şey var. Kozmetik dünyasıyla ilgili kayıtlara baktığınızda, ilk güneş kremini, ilk hızlı bronzluk sağlayan kremi kimin ürettiği görülebiliyor. Bronz tenin moda olması ve kar beyaz tenli kadınların yerini altın teniiierin almasıyla ilk güneş kremi 1935 yılında Ambre Solaire tarafından üretilmiş. Bu kremin formülünde, hindistan cevizi ve zeytinyağıyla vazelin varmış. 1979 yılında Helena Rubinstein "Weekend Bronzer" adı altında, altın renkli ve hızlı bir bronzluk vaat eden ürünü piyasaya sunmuş. 1993 yılında Shiseido'nun bronzluk veren kompakt pudrası bu alanda bir devrim yaratmış ve kadınların en hızlı, en doğal ve zararsız şekilde bronz bir tene sahip olmalarını sağlamış.

Bronz makyaja hazırlık

Her şeyin olduğugibi bu işin de bazı püf noktaları var. Aksi takdirde doğal bir bronzluk yerine parça parça lekeli bir tenle baş başa kalmak işten bile değiy. Öncelikle cilt bronz makyaj için iyice hazırlanmalı. Hazırlık için yapılabilecek en etkili şey peeling. Özellikle hızlı bronzlaştırıcı kullanacaksanız, bir sonraki ölü derilerin atılma evresini geciktireceğiniz için bronzluğunuzun daha uzun dayanmasını sağlayabilirsiniz. Bronzlaştırıcı ürünü temiz ve kuru cildin üzerine, avuç içlerinizle geniş daireler halinde uygulayabilirsiniz.

Altın bir ten

Bronzlaştırıcı fondöten ve pudraların uygulanmasına gelince. Tabii ki en önemli kural temizlenmiş, ölü derilerden arındırılmış ve iyi bir şekilde nemlendirilmiş cilde uygulamak. Bu konuda, dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir nokta da, makyajın aydınlık bir yerde, yeterli bir ışık altında yapılması. Farlar, rujlar ve diğer makyaj malzemeler söz konusu olunca tüm makyözler altın pırıltıları içeren farlara parlatıcıların bronz tenle çok iyi gittiği düşüncesini paylaşıyor. Senenin modası su yeşili ve turkuvaz farlarla gözlerinize çarpıcı bir bakış kazandırmanız mümkün.

Vücuda makyaj

Kısa bir zaman öncesine kadar vucudumuzu güneşsiz bronzlaştırmak istediğimizde tercih edebileceğimiz iki seçenek vardı; ya solaryuma girmek ya da otobronzanları kullanmak. Şimdi, vücut için özel fondötenler, pudralar ve renkli spreyler var. Özellikle renkli spreyler, birkaç dakika içinde muhteşem bronz bir vücuda sahip olmanızı sağlıyor.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Kış Saçları 50'lerden Kalma
 

Kışın rüzgarlı günlerinde saçlarda da nostaljik bir hava esecek. Androjen, bohem, feminen, gotik ve retro tarzların hakim olduğu kış saçlarında cinsiyetler de iç içe geçiyor.
Dünyadaki trend araştırmalarına dayanarak Schwarzkopf’un uluslararası trend danışmanlarınca hazırlanan 2004- 2005 Sonbahar- Kış Koleksiyonu, moda kentlerinin podyumlardaki en son gelişmelerinden izler taşıyor.

‘Essentials Looks’ adlı koleksiyon beş ayrı trendten oluşuyor. Androjen, feminen, bohem, gotik ve retro tarzlar 50’li yıllardan da esinleniyor. Yeni koleksiyonun yaratıcısı Steve Hogan, koleksiyonda moda ve güzellik dünyasının en güçlü isimleri bir araya getirdiklerini belirtiyor.

Markanın renklendirme uzmanı Lesley Le Beau ise koleksiyonda yaratılan renklerde cezbedici olmayı ve heyecan uyandırmayı sevdiğini söylüyor. Bu kış özellikle portakal, vanilya ve siyah viyolenin saçları renklendireceğinin sinyalini veriyor.

Aristokrat ve dengesiz

Farklı boylardaki kaküllerle yaratılan asimetri feminen kesimin kadınsılığını ortaya koyuyor. Keskin köşeli kesimler, gözleri örten uzunluklar ve inceltilmiş düz saçlarla yaratılan dengesiz modeller... 50’lerin etkilerini taşıyan kesim, Fransız kadınının aristokrat şıklığı bu trendin ana temasını oluşturuyor.

Kızıl turuncular

Bohem tarzı ise vurgulu kaküllerle belirtiliyor. Kaküller kesinlikle gözleri kapatacak uzunlukta olmalı. Bohemin en belirgin özelliği saç boyundaki farklılıklar. Ayrıca sıcak renklerle, diplerdeki yoğun kızıl tonlarından uçlara doğru parlak turuncuya yumuşak geçişlerle vurgulanıyor.

Esrarengiz bir hava

Koyu karanlık görüntüler, gotik teması için temel oluşturuyor. Kaküller burada da önemli bir yere sahip. Gizemli ve asimetrik hava gotik trendin derin ve esrarengiz soç tonlarıyla birleşerek saç kesimindeki farklılığı ortaya koyuyor.

Erkeksi dişilik

Androjen, yeni sezonun saç koleksiyonundaki beş trendden biri. Erkeksi dişiliğin en cezbedici hali olarak karşımıza çıkıyor. Cinsiyetler arasındaki bu ikilem, kadına modern ve seksi bir görüntü katması açısından önem taşıyor. Androjenin en ayırdedici özelliği erkeksi kesimlere sahip modeller. Düz taranmış ve parlak ya da karışık ve mat görünümlü olabiliyor.

James Dean

50’lerin ruhunu yansıtan retro, sofistike, şehirli erkeğin nostaljik görüntüsünü şehir yaşamına uyguluyor. Rock’n roll stili yoğun olarak saçlarda vurgulanıyor. James Dean gibi tepedeki saçlar ya geriye doğru taranarak yüze güçlü bir ifade kazandırılıyor ya da düz taranarak yüz masumlaştırılıyor.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Saç Bakımı İçin Doğal Yöntemler
 

Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar.
Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir.

Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz:

- Günlük olarak pahalı olmayan bir Vitamin (One-A-Day) alın.

- Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın.

- Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.

- Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela 'ammonium laurel sulfate' , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor.

- Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor.

Sıcak yağ tedavisi

Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.



Hintyağı tedavisi

Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

Zeytinyağı ve bal tedavisi

Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

Protein tedavisi

Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kakao yağı tedavisi

Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Hangi Yüze Hangi Saç Modeli
 

Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli
vardır. Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir.
Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimize karar vermeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun ,yoksa yüzümüz mü? İşte yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri..

1-Yuvarlak Yüz: Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır.Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup,yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır.Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.

2-Kare Yüz: Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.

3-Diktörtgen Yüz: Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dengeli,uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.

4-Enine Diktörtgen Yüz: Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.

5-Ters Üçgen Yüz: Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir.Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir. Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek ,saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli,uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.

6-Üçgen Yüz: Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.

7-Baklava Yüz: Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza,kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmeli, kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız.

Sağlık / Estetik- Güzellik: Burcu Kara'dan Makyaj Sırları
 

Dudak derisi vücutta en çabuk kuruyan yerlerden biri. Kuruluğu rahatsılık verdiğinde ıslatmak, ısırmak ve koparmak ise kanama, yara ve uçuklara yol açabiliyor.
Bir de üstünü rujla kapatmaya kalkılınca sonuç daha da kötü oluveriyor. İşte tüm bunları önlemenin en kolay yolu vakit almayacak, zahmetsiz ve basit bakım yöntemlerini uygulamak. Ayrıca gelişigüzel ruj sürmek de makyajınızın özensiz görünmesine yol açacaktır. İşte bunun için bilinmesi gerekenler...

Sabahları dişinizi fırçaladıktan sonra, iyice temizlediğiniz diş fırçanızla dudaklarınıza tahriş etmeyecek şekilde bastırarak masaj yapın. Ardından dudak nemlendiricisi uygulayın. Kremi cildinize iyice yedirmek için parmağınızla ovalamaya devam edin. Ayrıca iki dudağınızı birbirine bastırarak da masaj hareketleri yapabilirsiniz.

Makyajınızı tamamladıktan sora dudaklarınıza da biraz pudra sürün. Kullanacağınız rujun bir ton koyu rengindeki dudak kaleminizi sadece kenarlara değil, tüm dudağınıza, bastırmadan, hafif bir renk bırakacak şekilde sürün ve tekrar pudralayın. Artık rujunuzu sürebilirsiniz, ancak kenarlardan taşırmadan ve dudağınızın şeklini bozmadan... Rujun fazlasını kağıt mendille alın. Rujunuz kuruyana kadar dudaklarınızı birbirine bastırmayın. Nasıl, güzel oldu değil mi?

Sağlık / Estetik- Güzellik: Meme Küçültmek Büyültmekten Daha Zor!
 
Meme büyüklüğü, estetik bir sorun olmaktan çok, fiziksel, ruhsal ve sosyal problemlere yol açabilen bir durum. Her şeyden önce memenin büyüklüğü nedeniyle, vücudun ön tarafında ters takılmış ağır bir sırt çantası gibi yük etkisi yapar. Bu da omurgada, kamburluk gibi istenmeyen değişikliklere neden olur.
Sutyen askıları omuzlarda ağırlığa bağlı izlere, çöküklüklere yol açar. Ayrıca büyük memelerin alt bölümlerinin havasız kalmasına bağlı pişikler ve mantar enfeksiyonları görülür. Fiziksel sorunların yanında sosyal aktiviteleri de etkileyebiliyor.

Meme küçültme ameliyatları nasıl yapılır?

Amaç kadının vücut yapısına uygun ve rahatsızlık vermeyecek büyüklükte bir meme oluşturmak. Memenin büyük olması, üzerindeki derinin de geniş olduğu anlamına geliyor. Bu da meme küçültme işleminin ameliyat izi olmaksızın yapılamayacağı anlamına geliyor. Ancak bu izler hastaya, kullanılan cerrahi tekniğe ve tabii ki cerraha bağlı değişiyor.

Belli, başlı kaç teknik var? Ameliyat süresi nedir?

Meme küçültme konusunda çok sayıda cerrahi teknik var. Son yıllarda kabul gören üç teknikten bahsedilebilir. Ameliyat süresi, tekniğe ve cerraha bağlı olarak 2-4 saat arasında değişebilir.

Meme küçültme mi, büyültmemi daha kolay?

Meme büyültme işlemi hem cerrah hem de hasta açısından daha kolay.

Operasyon için yaşın önemi var mı?

Meme küçültme ameliyatı için herhangi bir yaş sınırı olmamakla birlikte, ergenlik dönemini tamamlamamış hastaların ameliyat edilmemesi gerekir. Bunun dışında şahsi olarak doğum yapmamış hastaların da çok gerekmedikçe doğumdan sonra ameliyat edilmesi taraftarıyım.

Süt kanalları korunabiliyor mu? Ameliyattan sonra gebelik ve süt verme tekrar memeleri bozar mı?

Süt kanalları bu ameliyatlarda zedelenmiyor. Yalnız süt verecek meme dokusu azaldığından, hastanın emzirmesi yeterli olmayabilir. Gebelik ve süt vermeyle ameliyat olmamış kadınlarda ne kadar deformasyon oluyorsa, meme küçültme ameliyatı geçirmiş hastalarda da aynı oranda meme deformasyonu olabilir.

Ameliyattan sonra iz kalıyor mu?


Elbette iz kalıyor. Ancak bu izler 6 ay- 1 yıl arasında oldukça belirsiz hale gelir ve dekolte giyime izin verecek şekilde planlandığından, kıyafetlerde ve mayo ve bikinilerde sorun oluşturmuyor.

Toparlanması, ağrılar sızılar ne kadar sürüyor?

Hastaya göre değişmekle beraber, 3 gün- 1 hafta arasında hastalarımız günlük hayatlarına dönebiliyorlar.

Küçültülen memeler yıllar içinde sarkar mı?

Memenin sarkması tamamen yer çekimine bağlı bir olay. Yıllar boyunca yerçekimine maruz kalan memeler ağırlıklarına göre farklı oranlarda sarkar. Ağırlık ne kadar az olusa sarkma da o kadar az olur. Bu nedenle küçük memeler daha az sarkar. Ayrıca sarkmayı önlemenin en iyi yolu efektif sutyen kullanmak.

 



  Yorumlar

 
Aksta Kurallar


Hasret Denizi


Adet Düzensizliğinde Tetkikler


Ezme Patates Çorbası


Bu kadin fitnes yapsa ne olur


FLAŞ.. FLAŞ.. TOLGA KAREL’DEN, ÇARPICI AÇIKLAMALAR


TAKSiM’DE “KIRMIZI” GECE!


ADANALI EKİBİ YUNANİSTAN’DA!.


HZ. MUHAMMED'İN HAYATINI ANLATAN (ÇAĞRI) FİLMİ TEKRAR ÇEKİLİYOR!..


Fenerbahçe Galatasaray derbi bilet fiyatları


U2 GRUBUNUN BEYNİ, ROCK YILDIZI, Aldatırken Yakalandı


Iraklı çocuk


Yaşla Geldim


Uzak durma


Msn Hataları, Hata kodları


Msn de arkaplan değiştirmek


Msn Uygulamaları


Aksta Kurallar


Evlilik sorunlari


Askin Fizigi


Alt Site |  Cinsellik |  Diziler |  Filmler |  Fıkralar |  Güzel Sözler |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Rüya Tabirleri |  Sağlık |  Script Hakkında |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Şarkı Sözleri |  Şiirler |  Site Map |  Site Haritasi |

Copyright © 2008 ChatDuragi.Com Tüm Hakları Saklıdır

visitor stats

chat cinsel sohbet cinsel sohbet