|
İnsafsız Gurbet |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
154 |
İnsafsız Gurbet |
|
Unutturdun bana sevdiklerimi… Ağlattın, çektirdin ne çileleri Kimlere oynadın, bu hîleleri ? Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Çâresizim, sefil denen biçimde Dayanılmaz dost hasreti içimde Siyah bir tek tel kalmadı saçımda Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Sılam gibi değil, kucağın senin Pişirmiyor, yakıyor ocağın senin Senin olsun köşen, bucağın senin Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Bayramlarda olsun, içimden çıksan Bizim gibi sende, kendinden bıksan Biraz da kendini yaksan ve yıksan Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Neşen senin olsun, bende hüzün var Gönlümde silinmez derin izin var Riyakârsın, senin bin bir yüzün var Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
İhtiyarlık gelip çattı bana da Sana da gelecek, sıra sana da Yerin varmı bilmem öbürdünya da? Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Hani o güzel şarkıda söylendiği gibi; "...Gurbet benim içimde..."
kurmayoğlu/kütahya 19.10.90 |
|
Yorumlar |

|
|