Ana Sayfa  Sohbet  Oyunlar  Chat  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

 Ana Sayfa
 Ask
 Bayanlara Özel
 Bilmeceler
 Cinsellik
 Diziler
 Filmler
 Fıkralar
 Gerekli Siteler
 Güzel Sözler
 Hikayeler
 Magazin
 Msn Messenger
 Ortaya Karışık
 Programlar
 Radyo ve Televizyon
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Videolar
 Yemek Tarifleri
 İlginç Bilgiler
 Üniversiteler
 Özel gün ve haftalar
 Şaka Gibi
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  İletişim

 Spor,Egzersiz ve Kilo Kontrolü

Okunma

229

Diyet
Diyet Alm. Blutgeld, Wert, Fr. Prix de sang, Valeur, İng. Diet, Value. Katilin vereceği para cezası. Bir milletin kamu ile ilgili meselelerinin tartışıldığı siyasi meclislerin adına da diyet denilmiştir. Ortaçağda Roma-Germen İmparatorluğu, Polonya, Macaristan, İsveç, Danimarka ve Hırvatistan’daki meclislere diyet adı verilmiştir.

Diyet, bazı hastalıklara perhiz yapacak olan kimselere uygulanan yemek listesine, beslenme şekline verilen ad olarak da kullanılmaktadır. (Bkz. Perhiz)

İslam ceza hukukunda: Diyet, adam öldürme veya yaralama, yahut bir uzvun kesilmesi, sakatlanması sonuçlarında hak sahibi kişinin “kısas”, yani suçlunun aynı derecede zarara uğrayacak şekilde devlet eliyle cezalanmasını istememesi veya bu suçlar kasten işlenmediği için kısasın mümkün olmaması halinde, suçu işleyenin ödeyeceği tazminattır. Adam öldürme suçu dışında yaralama veya sakat bırakma dolayısıyle ödenen diyete “erş” adı verilir.

Ödeme şekli: Diyet, deve, altın, gümüş, sığır, koyun gibi mallarla ödenir. Kasten adam öldürmenin cezası ağır diyet olup, 100 devedir. Bunun yerine 4800 gr altın da verilebilir. Hata ile öldürenin diyeti de 100 devedir. Yahut 4800 gr altın veya 10.000 dirhem gümüş, veyahut 200 sığır veya 2000 koyun, yahut da 200 takım ceket, pantalon gibi elbiseden dilediğini verebilir.

Kasten veya hata ile öldürmenin diyet cezası ödendikten sonra, bir de “keffareti” vardır. Bu da, mümin bir köleyi azad etmektir. Bu yapılmazsa iki ay aralıksız oruç tutulur.

İnsanın bir uzvunu veya güzelliğini gideren cinayetlerin diyetleri de, öldürme diyetleri gibidir. Burun, dil gibi tek olan organ için tam diyet verilir. Akıl, ruh, işitme, tat alma, koklama, görme, konuşma, elin çolak kalması gibi duygu veya hareketlerden birinin bozulması için de, tam diyet verilir. Göz, kulak, kaş, dudak, el, kadın memesi ve ayak gibi çift organların ikisi için tam bir diyet, birisi için yarım diyet verilir. Kirpik gibi dört parçadan ibaret olanın, bir sırası için dörtte bir diyet, bir el veya ayak parmağı için onda bir diyet verilir. Müslüman olan katilin, varsa akile ve akrabalarına diyet taksim edilir ve üç senede alınır. Bunlar yoksa diyeti devlet verir. akıle, katilin yardımcıları, kabilesi ve sonra akrabasıdır.

Diyet hakkında bildirilen ayet-i kerimelerden biri mealen şöyledir:

Bir mü’minin diğer bir mü’mini yanlışlık eseri olmayarak, öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köleyi azad etmesi ve (ölenin) ailesine (mirasçılarına) teslim edilecek bir tam diyet vermesi lazımdır. Meğer ki, onlar (o diyeti) sadaka olarak bağışlamış olalar. Eğer (öldürülen) mümin olmakla beraber, size düşman bir kavimden ise, o zaman öldürenin mü’min bir köle azad etmesi lazımdır. Şayet kendileriyle aranızda antlaşma olan bir kavimden ise o vakit mirasçılarına bir diyet vermek ve bir de mümin bir köle azad etmek gerektir. Kim (bunları) bulamazsa, Allah tarafından tövbesinin kabul olması için birbiri ardınca, iki ay oruç tutması icab eder. Allah her şeyi bilendir, gerçek hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa suresi: 92)

Diyet hakkında bildirilen hadis-i şeriflerden bazıları da şunlardır:

Musa’nın (aleyhisselam) getirdiği dinde kat’i olarak kısasın tatbiki vardır. isa’nın (aleyhisselam) dininde ise sadece diyet vardı. Allahü teala bu ümmetten hafifletti ve iki emir arasında muhayyer kıldı.

Öldürülen kimsenin mirasçıları iki muhayyerlik arasındadır. Eğer isterlerse kısas ettirirler ve eğer isterlerse diyeti alırlar.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

*

Egzersiz
Günlük yaşamında, teknolojik gelişmelerin sağladığı olanaklardan (otomobil, asansör, yürüyen merdiven vs.) yararlanan günümüz insanı, yürümeyi neredeyse unutmuş gibidir. Halbuki kalp sağlığı için, düzenli yürüyüş programları vazgeçilmez bir uygulamadır.

Düzenli Egzersizin Yararları

Kalp ve akciğer fonksiyonlarını artırır. Alınan oksijen miktarını artırarak, kalbin daha verimli çalışmasına olanak sağlar.

Hareketsiz yaşam, kalp hastalığı oluşmasında bir risk faktörüdür. Kötü beslenme de buna eklenince bir başka risk faktörü olan "aşırı kilo" ortaya çıkar. Aşırı kilo almamak için öncelikle beslenmeye özen göstermeli ve düzenli yürüyüş programları uygulanmalıdır. Beslenmenin de düzenlenmesi ile birlikte Total kolesterol ve LDL (zararlı kolesterol) seviyelerinin azalmasına; HDL (yararlı kolesterol) seviyesinin artmasına neden olur.

Günlük yaşantının yarattığı gerilimi azaltarak risk faktörlerinden "Stres" i de önler.

İstirahat halindeki kan basıncını düşürür. Nabız sayısı azalır. Ancak kalbin kan atım hacmi arttığı için kalbin verimi artar.

Kalp hastalarının hastalıkları nedeniyle kısıtlanan efor kapasitesi düzelir, en azından daha geriye gitmesi önlenir.

Egzersiz yapan hastaların hareketle yorulma ve nefes darlığı gibi sıkıntıları giderek azalır.

Egzersis ile, bacak kaslarındaki damarlarda genişleme olması ve kasların oksijen kullanımının artması, kişinin yaşam kalitesini artırmaktadır.

Yürüyüş yapan hastalarda, kalp yetmezliğinde seviyesi artmış olan katekolamin benzeri maddelerin seviyeleri düşmektedir. Kalp yetmezliği ile katekolamin benzeri maddelerin kan seviyesi arasında kısır döngü ilişkisi vardır. Kalp yetmezliği arttıkça katekolamin seviyesi artmakta, artmış katekolamin seviyesi, kalbi kötü yönde etkilemektedir. Egzersiz, bu kısır döngüyü bozarak kalbin rahatlamasını, dolayısıyla kalp yetmezliği bulgularının düzelmesini sağlar.

Kurallar

Gerek sağlıklı kişiler, gerekse herhangi bir hastalığı olanlar, egzersiz uygulamalarına başlama kararı almadan önce doktorlarına danışmalıdırlar.

Egzersizde yaş önemli değildir. Her yaşta yapılabilir. Ancak çocukluk yaşlarından beri düzenli egzersiz yapanlar kalp sağlığı açısından daha şanslı kişilerdir.

Egzersiz, hafif bir yemeği takiben 1-2 saat sonra yapılmalıdır. Açık havada egzersiz yapılıyorsa aşırı soğuk ve sıcak havalarda yapılmamalıdır (-100 ve + 300C derece).

Yarar sağlamak için önemli olan, düzenli yapılmasıdır.

Sağlıklı kişilerde, kalp ve akciğer sağlığı için yürüyüş ile kalbin hızı "hedef nabız sayısı" na ulaşmalıdır. Öncelikle maksimal kalp hızı bulunur. Maksimal kalp hızı 220 sabit sayısından kişinin yaşı çıkartılarak hesaplanır. Hedef nabız sayısı, maksimal kalp hızının %50-75'i kadar olmalıdır. Nabız saymak için boynun her iki tarafındaki atardamarlardan (şah damarı, karotid arter) birine işaret ve orta parmaklarınızla hafifçe bastırmanız, 10 saniye sayarak bu rakamı 6 ile çarpmanız gerekir. Egzersizi yürüme bandında yapıyorsanız, bu aygıtlarla beraber satılan parmak ucuna veya bileğe takılan saat şeklindeki nabız ölçerler nabız sayısının sürekli olarak izlenmesini sağlar. Kalp hastalarında hedef nabız sayısı stres testi ile hesaplanmalıdır.

Hedef nabız sayısına ulaşmak için egzersiz programının başlangıcında kişiler kendini fazla yormamalıdır. Sabırlı ve zaman içinde ilerleme en sağlıklı olanıdır. 6 ay sonunda bu hedefe ulaşmak uygun bir gelişmedir.

Her seans, 5 dakika basit ısınma hareketleri ile başlamalı, egzersiz sonunda 5 dakika süren gevşeme hareketleri ile seans bitirilmelidir.

Kalp hastaları, düz yolda, imkanı olanlar yürüme bandında hızı ve süreyi izleyerek, gücünün elverdiği ölçüde, bir rahatsızlık hissettiğinde yürümeyi kesmek ve kesinlikle kendisiyle yarışmamak koşuluyla yürümelidir.

Haftada en az 5 gün ve günde 35 - 60 dakika süreyle egzersiz yapılmalıdır

*

Şişmanlık
Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olmasısonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde obesitedenir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şekerhastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesihastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmalhastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenleşişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Bir hastalık olup, genellikle hatâlı ve aşırı beslenme sonucu vücutta fazla miktarda yağ toplanması.

Ülkemizde özellikle yetişkin kadınlar arasında sağlığı bozan en önemli ve yaygın beslenme bozukluğudur. Yeterli ve dengeli beslenen şahıs, boyuna uygun ağırlıkta olur. Şişmanlığın târifi vücut yağ nispetine göre yapılır. Erkekte vücut yağ miktarı % 20’den, kadınlarda % 30’dan fazla ise şişmanlık olarak târiflenir. Vücuttaki yağ miktarı boy ve ağırlığın ölçülüp standart cetvellerle karşılaştırılması, vücut yoğunluğunun ölçülmesi, deri kıvrım kalınlığının ölçülmesi, gibi metotlarla tâyin edilebilir. Pratik olarak ağırlığı normal ağırlıktan yüzde ondan fazla farklı olan kimseye şişman denir. Boydan yüzelli santimetre çıkarıp kalan dörde bölünür. Bölüm yüzden çıkarılır. Kalanın boydan farkı tabii ağırlığı gösterir. Kadının tabiî ağırlığı erkekten birkaç kilogram azdır.

Şişmanlığa meyil 0-2 yaş, hâmileliğin son üç ayı ve büluğ çağında artmaktadır. Kadınlarda daha çok görülmekte ve genellikle gelişmiş ve zengin toplumlara has bir beslenme bozukluğu kabul edilmektedir. Şişmanlık meydana gelmesinde genetik ve hormonal faktörlerin (hipotiroidizm, hipogonadizm, hipopituitarizm) de rolü vardır. Fazla besin alınması (oburluk), tembellik ve fizikî aktivitenin düşük olması insanı şişmanlık hastalığına sevk eder.

Şişmanlığın zararları: Estetik görünümün bozulması neticesi psikolojik problemler, fazla ağırlığa kas iskelet sisteminin uyum sağlayamaması yanında şeker hastalığı, safra taşları ve gut hastalığı şişmanlarda daha sıktır. Yüksek tansiyon ve buna bağlı, birçok hastalık şişmanlarda daha sık görülür. Deri kıvrımlarında iltihaplanmalara ve deri enfeksiyonlarına yol açar. Şişmanlar kazâlara daha fazla mâruz kalır.

Tedâvisi, kişinin şişman olmasına sebep olan faktörleri ortadan kaldırmakla başlar. Yanlış bilgiler süratle yok edilmeli, şişmanlığın bir hastalık olduğu anlatılmalı, günlük enerji alımı mutlaka azaltılmalıdır. Hastalar zayıflatıcı rejim reklâmlarına inanmayıp, doktor ve uzmanların kontrolünde olmalıdır. Birçok kimsenin besin olarak saymadığı çerez, kuruyemiş, çikolata, pasta, şeker, dondurma, meşrubat, aperatif ve özellikle alkollü içkilerin yemekten daha çok şişmanlattığı bilinmelidir.

Kişinin dengeli bir hayat tarzı olmalı, öğün sayısına dikkat edilmeli, yemekler ağır ağır ve uzun süre çiğnenerek yenmelidir. Aynı baskülle arasıra ağırlık kontrolleri yapılmalıdır. Ayrıca fizikî faaliyetlerin arttırılması da gerekir.

Zayıflatıcı diyet; hastanın beslenme alışkanlıkları, iktisadî gücü, yaşadığı çevrede besin sağlama durumu göz önüne alınarak hazırlanmalı. Kişinin irâde gücüne uygun ve uygulaması kolay olmalıdır.

Diyette protein vücudun azot dengesinin sağlanması için yeterli olmalı, karbonhidratlar genellikle karmaşık (kompleks) ve besinlerle tabiî olarak alınan türden olup, günlük enerjinin % 45-50’sini karşılamalıdır. Yağlar enerjinin % 30-35’ini temin etmelidir. Vitaminler genellikle bol sebze ve meyve ihtivâ eden zayıflama diyetleriyle kâfi miktarda alınır, ama demir ve kalsiyumun hususî olarak verilmesi îcâb eder.

Su insanı şişmanlatmaz. Her zaman olduğu gibi çok düşük enerjili diyetlerde alkol kesinlikle yasaktır.

Ayrıca Anfetamin türevi ilâçlar, anorektik ilâçlar, troxin, metil sellüloz, müsekkinler ve trankilizanlar ve idrar yaptırıcı ilâçların herbiri değişik etki mekanizmalarıyla şişmanlık hastalığında kullanılagelmiştir. Ancak bunlar hiçbir zaman perhize tercih edimemelidir. Hepsinin de yan etkileri vardır.

Aşırı şişmanlarda, diğer metodlar tesirsiz kaldığında çeşitli barsak ameliyatları da yapılabilmektedir. Bu ameliyatların gâyesi, besinlerin barsakta emilimini azaltmaktır.

Şâyet şişmanlığın altında, hormonal bir bozukluk yatıyorsa öncelikle bu bozukluk tedâvi edilmelidir.

Mîdenin tıka basa doldurulması birçok hastalığın başıdır. İslâmiyet, sofraya acıkılmadan oturulmamasını ve sofradan tam doyulmadan kalkmak gerektiğini emrederek, mühim bir hijyen kâidesini insanlara öğretmektedir.

Şişmanlar yağ yapan maddeleri (şekerli, unlu şeyleri) yememelidir. Tuzsuz yemelidir. Tuz iştah açar. Diğer maddeleri az yiyebilir. Sıkı perhiz yapmamalıdır. Zâfiyete sebep olup, hazım da bozulur. Bu ise, kendi kendine zehirlenme yapar. Lâtif şeyler yemelidir. Yalnız süt veya sebze perhizi yapmamalıdır.

Şişmanlara durumlarına göre beş türlü perhiz tavsiye edilmektedir:

A) Çok yiyenlerin perhizi: Günde iki kere yemelidir. Bir yemekte: Sirkeli, limonlu salata, domates, kereviz, hıyar, sirkeli sebzeler, turp; hepsi yüz gramdır. İstediği şekilde bir yumurta. İyi pişmiş et veya balık. Et miktarı, hastanın kilosu kadar gram olacaktır. Yağsız et suyu, pişmiş meyve yenir. Kuru meyve yasaktır.

B) Az yiyenlerin perhizi: Her yemekte: Bir tabak et, bir tabak sebze, bir tabak meyve. Karbonhidrat ihtiyacı, tâze meyveyle alınmalıdır.

C) Az şişmanların perhizi: Her yemekte: Bir yumurta veya elli gram balık. Bir tabak et. Yeşil veya nişastalı sebze yüz gram. Meyve yemelidir. Sıcak suyla hamam yapmalıdır.

D) Çok şişmanların perhizi: Birinci gün müshil verilir ve yalnız su ile perhiz yapılır. İkinci gün müshil verip yalnız sebze püresi, suyu verilir. Sonraki günlerde iki yemek verilir. Her yemekte sebzeli turşular (sirkeli sebze, domates, kereviz, hıyar, salata, turp, hepsi yüz gramdır). Bir yumurta veya balık, bir et, sabah sebze, akşam yüz yirmi gram kızarmış patates. Meyve, kahve.

İki yemekten sonra açlık olursa, kahve veya süt veya bir yumurta ve meyve yenebilir. Ekmek yasaktır. Yemek arasında su içmemeli, bir saat önce yalnız su içilir. Yağ yapan şeyleri, meselâ ekmek, hamur işi, tatlı, tereyağı yememelidir.

E) Normal kilosunda olanların perhizi: Otuz gram tereyağlı ekmek ve sütlü kahveyle sabah kahvaltısı yapılır. Öğle ve akşam yemeklerinde: İki yumurta veya balık, seksen gram et, yeşil sebze veya yüz gram nişastalı sebzeler, yoğurt, yirmi gram tâze peynir. Arzu edilen bir meyve (muz yasaktır), kırk gram ekmek ve kahve.

İkindi kahvaltısı: Galeta ile çay. Su, yemek arasında bir litre içilir. Şurup, şerbet içilmez.

İstenilen ağırlığa ininceye kadar, bu perhize dikkatle devam edilir. Haftada, bir kilodan fazla zayıflamamalıdır. İştah kesici ilâç kullanmak faydalı değildir. Perhiz esnâsında, atardamar tansiyonu on dörtten aşağı düşmemelidir. Fransız tıp akademisi üyesi Prof. Dr. Andre de Gennes yaptığı bir konuşmada: “Ağırlık, boydan otuz kilo fazla ise, kalp fazla yorulur. Tehlikeli olur. Veremden daha korkunç olur. Şişmanlık, her zaman, çok yemekten ileri gelmez. Yağ sindirimini düzenleyen sinir merkezinin bozulmasından hâsıl olabilir. İstirahat lâzımdır. Gıdâyı herhâlde sınırlamalıdır. Günde bin beş yüz kaloriyi aşmamalıdır.” demektedir.

*

Zayıflık (kilo alamama)
Şişmanlık özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir problemdir ve hemen tüm yazılı ve görsel maedya araçları zaman zaman insanların zayıflamasına yarsımcı olacağını iddia ettikleri yöntemlerden ve diyetlerden bahsederler.

Ancak ne yazık ki toplumun az bir kısmını ilgilendiren zayıflık problemi konusunda yeterli çaba harcanmamaktadır. Bununla birlikte zayıf insanların sağlıklı bir şekilde kilo almaları sanıldığı kadar kolay bir olay da değildir.

Bol miktarda kızartma, hamurişi, tatlı gibi bol kalorili şeyleri günboyu yiyerek sağlıklı bir şekilde kilo alamazsınız, tüm temel besin maddelerinden yeterli ve dengeli düzeyde almanız gerekir.

Sebze ve meyvelerden her gün 5 porsiyon yememiz gerekir. Bunlar doğal olmalıdır, yani dondurulmuş veya konserve olmamalıdır. Sebze ve meyvelerde bulunan antioksidanlar sizi hayat boyu bir çok rahatsızlıktan ve kanserden koruyacaktır.

Süt ve süt ürünleri, özellikle kalsiyum, protein ve vitamin açısından son derece zengin besinlerdir; bunun yanı sıra süt içerek aldığınız kalori miktarını en kolay şekilde arttırabilirsiniz. Eğer sütü sevmiyorum diyorsanız içerisine bir kaşık meyve püresi, meyveli yoğurt gibi şeyler katın. Eğer bol miktarda süt içmeye karar verdi iseniz, az yağlı sütü tercih edin aksi taktirde vücuttaki yağ dengeniz bozulabilir. Süt ürünlerinde de özellikle az yağlı peyniri bol miktarda tüketebilirsiniz.

Kanınızla ilgili her hangi bir problem yaşamamak için her gün iki porsiyon et (kırmızı, balık, tavuk) tüketin. Et demir içeriği açısından en zengin besindir. Ancak iki porsiyondan daha fazla et tüketmeyin. Et yerine yumurta, kuru baklagiller yiyebilirsiniz. Ancak salam, sosis, sucuk, hamburger gibi yağlı ve bol kalorili yiyecekleri en az düzeyde tüketin.

Ara öğünleriniz olsun, bu kilo almanıza yardımcı olur. Ancak yine bu öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekleri az yüketin.

Belki de en önemlileri; öğün atlamayın, iştahlı ve göz zevkinize hitap edecek şekilde yiyeceklerinizi hazırlayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPIN.

TEMEL KONULARA DEĞİNDİKTEN SONR AKİLO ALMANIZA YARDIM EDECEK İPUÇLARI

1) yiyeceklerinizi seçerken bol kalorili olmalarına dikkat edin.

2) Günde 4-6 öğün yemek yiyin (hepsi de bol kalorili)

3) Bol karbonhidrat ve protein alın. Ancak unutmayın kalorinizin çoğunluğunu daima karbonhidratlar oluşturmalıdır, proteinler değil.

4) Su için. Şişmanlara sorun, su içsek yarıyor diyeceklerdir, gerçekten de su esinlerin kullanılabilmesi için teml bir besin maddesidir ve kilo kazanmak istiyorsanız bol miktarda içmelisiniz.

5) Geceleri yatmadan 2-3 saat önce yemek yiyin. Böylece kaloriniz az harcanacaktır.

6) Yo-Yo diyeti uygulayın. Bu en iyi kilo alma yöntemlerinden birisidir. 4 gün boyunca yüksek kalorili bir diyet yapın, sonra 3 gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler yiyin. Bu durum zayıflamak isteyen şişmanların başına sık sık gelen bir durumdur. Zayıflamak için diyet uygularlarken, birden kendilerini kaybedip daha çok yemeye başlarlar, ancak siz bunu bilinçli yapacaksınız.

7) Biraz daha fazla sodyum alın. Bu vücudunuzun suyu tutmasını sağlayacaktır. Bu durum da zamanla kas mikarınızın artmasına neden olacaktır.

8) Kırmızı et diğer etlere göre daha fazla kilo almanıza neden olur. Ancak bunu sürekli olarak tüketmeyin, arada başka protein kaynakları da tüketin.

9) Protein ve aminoasit içeren içecekler için, bunlar eczanelerden bulunulabilir. Ayrıca bu amaçla sütün içerisine blendırda parçalnmış hurma koyarak iebilirsiniz.

10) Yiyin ve istirahat edin.

11) www.bitki.org sayfasındaki iştah arttırıcı bitkileri deneyin.

 



  Yorumlar

 
Buğday Aşı Çorbası


Bilmek


Kadın Üreme Sistemi Ve Menstritasyon


Anneler Günü


Nokia Msn Messenger Programı 1.0


FLAŞ.. FLAŞ.. TOLGA KAREL’DEN, ÇARPICI AÇIKLAMALAR


TAKSiM’DE “KIRMIZI” GECE!


ADANALI EKİBİ YUNANİSTAN’DA!.


HZ. MUHAMMED'İN HAYATINI ANLATAN (ÇAĞRI) FİLMİ TEKRAR ÇEKİLİYOR!..


Fenerbahçe Galatasaray derbi bilet fiyatları


U2 GRUBUNUN BEYNİ, ROCK YILDIZI, Aldatırken Yakalandı


Iraklı çocuk


Yaşla Geldim


Uzak durma


Msn Hataları, Hata kodları


Msn de arkaplan değiştirmek


Msn Uygulamaları


Aksta Kurallar


Evlilik sorunlari


Askin Fizigi


Alt Site |  Cinsellik |  Diziler |  Filmler |  Fıkralar |  Güzel Sözler |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Rüya Tabirleri |  Sağlık |  Script Hakkında |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Şarkı Sözleri |  Şiirler |  Site Map |  Site Haritasi |

Copyright © 2008 ChatDuragi.Com Tüm Hakları Saklıdır

visitor stats

chat cinsel sohbet cinsel sohbet