|
|
 |
 |
Okunma |
|
186 |
Sadist (2 Bölüm)
İş yerine vardığında (Burası, soğuk, pis kokulu ve hakkâkten iğrenç bir yerdi.) arkadaşlarının hararetle bir konuyu konuştuklarını gördü. Yavaş yavaş aralarına yaklaştı ve ‘’Selamın Aleyküm, beyler!’’ dedi. Onu gören arkadaşları, ona dönüp; heyecanla ve kekeleyerek konuşmaya çalışıyorlardı. - Ya dün senin yan komşuyu öldürmüşler, boğazını kesmişler adamcağızın(!) - Ya, evet sabah polisler geldi, şok oldum. Hiç kendimde değilim. Çok iyi adamdı Sabri Bey, Allah rahmet eylesin, çok üzüldüm. - Hayret sen sevmezdin pek. - Aman ağabey, sevmezdim mevmezdim ama o da insandı sonuçta. - Doğru söyler be ya, dedi son olarak Çingene Rasim. Konuşma bu şekilde uzadı durdu. Sadist arkadaşlarına hiç şüphe vermiyordu. Çok profesyonel oldum demek ki diye geçirdi içinden. Cebinden bir sigara çıkardı, eliyle biraz ovaladıktan sonra artistik bir hareketle sigarasını yaktı ve işlediği ilk cinayeti hatırladı. Gözleri uzaklara dalıp gitmişti.
Oturduğu yerden yavaşça kalkarak yürümeye başladı. Eve gitmeden önce bir markete girip çerez türü bir şeyler aldı. Bu gece içecekti zaten. Dün gecenin yorgunluğunu atacaktı. Aldığı çerezleri atıştırarak yürüyordu, bir yandan da bu sabah gördüğü çocuğu düşünüyordu. Koleksiyonunda hiç bu kadar küçük bir çocuğun kulağı yoktu. O çocuğu doğramalıyım diye geçirdi içinden. Hem de bu çok kolay olacaktı. Çocuğu kandırıp eve getirdi miydi gerisi kolaydı. Kıtır kıtır kesmeliydi onu.
Eve yaklaştığında polislerin hala orada olduğunu gördü ve güldü, komikti gerçekten. Bu memlekette can almak gerçekten kolaydı ya. Polislere selam vererek binadan içeri girdi. Merdivenleri üçer beşer çıkarak evin kapısına çıktı ve kapıyı açıp eve girdi. Bu arada ıslıklarıyla bir melodi tutturmuş, keyfi yerine gelmişti. Tam elindeki paketleri mutfağa bırakmak üzere yanaşmıştı ki yatak odasından gelen bir sesle irkildi, gelen bu sesin aslında gelmediğini düşünmeye başladı, kendini rahatlatmaya çalışıyordu ki, bir daha, bu sefer daha net. . .
KALDIĞI BU HEYECANLI YERDEN TÜM HIZIYLA; DEVAM EDECEK…
|