|
|
 |
 |
Okunma |
|
165 |
Aşk Savaşı
Bir savaş zamanıydı.Söz konusu yurdun dıştan içe doğru her şehri,her evi,en dip köşesine kadar aranıyor,talan ediliyor,ve bulunan bayraklar alınarak,yerine düşmen bayrağı dikiliyordu.Kimsenin buna boyun eğmek dışında bir yaptığı yoktu.Öyle ki düşmen yurdun her yanından merkezdeki şehirlere doğru,kendi milli benliğini kazıyarak ilerliyordu. Nihayetinde söz konusu yurdun merkezindeki şehirlere ulaşıldı.Bu şehirlerde diğerlerinden daha çok kadın ölüyordu çünkü burada kadınların eğitim oranı daha fazla olduğundan bayraklarının alınmasına karşı çıkıyorlardı.Üstelik bu kasabalarda yaşayan kadınlar daha hanım giyimli olduklarından koşmakta da zorluk çekiyorlardı. İşte böylesi bir vahşet manzarası içinde iki genç koşuyorlardı.Nereye koştuklarını bilmeden... Bu koşularında zamanla yalnız kaldılar diğer yetişkinler ve onlardan daha büyük olan gençler koşmayı bırakmış ve anında vurulmuştu.İki genç bunu gördükçe korkudan daha da hızlanarak koşularını sürdürdüler. Aslında "genç" derken kendi yaşam sorumluluklarını alacak yaşta bile değildiler.Yalnızca onbir yaşlarında iki gençtiler.Biri kız biri erkek olan bu gençler daha yeni yoruluyorlardı. Sonunda bir köşede sıkıştırdı askerler onları. Bitmişti artık,tükenmişti tüm umutları...En azından askerler böyle düşünüyordu.Ama gençler yakalandıkları terkedilmiş bekçi klübesinde birbirlerine sığınmış,kendilerine yaklaşan askere faltaşı gibi açılmış gözlerle bakıyorlardı.Asker de dayanamadı bu küöçücük gözlere..."Kardeş misiniz siz?" diye sorarken silahının indiriyordu.Çocuklar soruya cevap veremediler.Olumsuz anlamda başlarını salladılar. Asker de yalnızdı.Onu komutana şikayet edecek bir başkası olmadığı için kolundaki yarayı sarmak bahansiyle çocukların karşısına geçip oturdu.Gençlerden erkek olanı konuşmaya başlarken bir yandan da kız olanını ar5kasına aldı: -Bütün büyükler kendilerini vurmamanız için yalvarsa da biz öyle demeyeceğiz.Yalvarırım onu vurursanız beni de vurun.Eğer silahınızın kurşununa acıyorsanız yapmaya da bilirsiniz...Ama mümkünse bayım...Lütfen ikimizi de vurun.Siz vurmazsanız köydekiler vururlar.Çünkü daha bugün birbirimizi sevdiğimizi itiraf ettik. O gün,o asker bu iki genç sevgiliyi öldürdü mü bilinmez.Ama bu genç sevdalının sözleri bize ilk çocukluk aşkımızı hatırlatsın.Belki kimimiz anımsamak istemesek de...Hiç değilse bugün bencillikten yıkılacak bir sevdaya yardımcı olsun b u gençler...Birbirleri için yaşamak ne demek bize onlar öğretsin dilerim...
|